Galeri

19-26 Ekim 2012 – Yukarı Seviye Sistemi ve Bjerknes Cephesi

20 Ekim 2012’den itibaren Türkiye’nin kuzeybatısı Kırım üzerinden gelen Alex isimli bir yukarı seviye alçağının (ULL) etkisi altına giriyor. Sistemin adına Alex verdik, fakat bütün yukarı seviye alçakları gibi bu sistemin de nem advekte ettiği alanlar doğru düzgün yağış alabilecek. Ayrıntılar aşağıda ve başlığa sistem geçene kadar sürekli yeni bilgiler gireceğim bu yüzden devamlı kontrol etmenizde fayda var, iyi okumalar, bu arada konu ile ilgili sorularınızı yorum sekmesini kullanarak yapabilirsiniz. – M. Can Tanyeri [White Fox]



Yukarı seviye alçakları Ağustos sonundan Kasım’a kadar, yani yılın bu vakitlerinde potansiyel olarak Karadeniz ve Marmara bölgesinde şiddetli yağmurlar üretebiliyor. 9 Eylül 2009’da da İç Ege bölgesinde konumlanan bir yukarı seviye alçağı Marmara bölgesine yoğun  nem advekte ederek sellerin ana sebebi olmuştu.

Bütün yukarı seviye sistemlerinde olduğu gibi Alex’in de coğrafik konumu Marmara’daki yağış dağılımında büyük oranda belirleyici oluyor.
Son verilere göre görünen o ki sistemin merkezi Körfez-İstanbul Anadolu yakası civarından geçecek gibi duruyor. Lâkin, ULL’lerin merkezinde çok yoğun bir hava olayı görülmez, kıyısında köşesinde bulunmak iyidir, Trakya bu nedenle oldukça şanslı….çünkü sistemin Karadeniz’den nem advekte eden bölümü de ağırlıklı olarak Trakya’yı etkileyecek. Eğer Alex biraz daha doğudan geçseydi, örneğin Bartın-Afyon istikametini izleseydi. İstanbul sistemden çok daha yoğun etkilenebilirdi.

Aşağıda HIRLAM modeline ait nem adveksiyon vektörleri ve yer seviyesinden 2 km yukarıya kadar olan ortalama nispi nem haritası var. Turuncu bölgeler ise orografik yükselemeye uygun alanları gösteriyor. Harita 20 Ekim Cumartesi akşamına ait:

HIRLAM modelinde yukarı seviye alçağının konumuna paralel olarak İstanbul Avrupa yakasının (batısına) ve Trakya’nın ağırlıkla nem taşımına maruz kaldığını görüyoruz.


Aşağıda ise yukarıda haritada kırmızı ile gösterdiğim, Karadeniz’i, İstanbul Avrupa yakasını ve Marmara’yı dahil edecek biçimde numune bir kesit var. Kesitteki 20.10.2012 18:00Z  NMM modeline ait  rüzgar ve nispi nem dağılımı aşağıdaki gibi:

Kesitin sağ tarafı Karadeniz tarafını, sol tarafı ise Marmara tarafını gösteriyor.  Tabanda ise siyah bir bölge var, o da İstanbul’u (kara parçasını) gösteriyor. Görüldüğü gibi Karadeniz tarafında nispi nem oranı yarın akşam ilk 5 km’de %92’nin üstünde ve İstanbul üstünde de ilk 7 km’de kesin olarak %60’ın üstünde olduğunu görüyoruz.  Yağış açısından şahane, en azından Karadenizden süreklenecek olan yağışın hafif olmayacağını bu veriye bakarak söyleyebiliriz.

Bunun dışında rüzgar açılarının üst seviyelerde de çok değişmemesinden dolayı kütlelerin bantlar halinde dikey olarak Karadeniz’den vuracağa kanısına varabilirz ama tabiki ULL’nin adveksiyon yaptığı Trakya tarafında olacak bütün eğlence…


850 mb sıcaklıkları 19-20 derecelik deniz suyu karşısında deniz etkisi yağışları yaratmaya yeterince uygun, bu nedenle yukarı seviye alçağı bir taraftan da deniz etkisi mekanizması ile etkisini arttıracak. Bu denenle Karadeniz’den güneye ilerlerken sistemin bulut hacmi de büyük oranda artacaktır.

20 Ekim 2012 00Z Vorticity analiz değerleri aşağıdaki gibi:

Sistemin dinamik olarak havayı yükseltme potansiyeli, termodinamik unsurlar olmasa bile kendiliğinden mevcut. Yani sistem sıcak deniz olmasa bile kendiliğinden yağış ve bulut yapabilir. (Yukarı seviye konveksiyonuna bağlı olarak tabi 🙂 ) Bu gece sabaha doğru Karadeniz’de ki bu pozitif alan 20 Ekim 2012 gecesi tam İstanbul üstüne geliyor. Sistemin merkezi değil, kenarları adveksiyon ve konverjans açısından daha şanslı olduğu için bundan da yine ağırlıklı olarak Trakya etkilenir.

Şov başlarken:

Kütleler de yukarı seviye alçağının konumlanmasının bir sonucu olarak İstanbul Avrupa yakasını ve Trakya’yı vurdu.

Gelelim Bjerknes cephesine ;

Bjerknes cephesi 20 Ekim 2012 akşamı kuzeybatıkuzey yönünde ilerleyerek Ankara’ya kadar yaklaştı.

Bjerknes cephesinin oluşum evreleri aşağıdaki gibidir.


Yukarıdaki MetOffice’e ait yer kartlarında  16 Ekim 2012’de İtalya merkezli bir alçak Ukrayna’ya doğru hareket ediyor. Bu süreçte sıcak cephe daha hızlı hareket eden soğuk cephe tarafından yakalandıktan sonra (oklüde olduktan sonra)  sistem enerjisini tüketiyor, kinetik enerjisi azalıyor ve sistemden geriye kalan ise yukarı seviye alçağı oluyor.  Yani ölen siklonun bu yukarı seviye alçağı güneye (Karadeniz’den Türkiye’ye) ilerleyince bünyesinde bulundurduğu soğuk hava ile yeniden anka kuşu gibi dirilerek  kararsızlık yağışları yaratmaya başlıyor.

————————————————————————-
DURUM BİLDİRMELERİ
06:00Z 21.10.2012 ECWMF Analizi – Konu Antalya körfezi

Antalya körfezinde CAPE değerleri 2000-2800 joule arasında değişiyor, bu inanılmaz yüksek…

ULL’nin Manisa dolaylarına geçmesi yukarı seviye rüzgarlarını bölgede güneybatı bileşenlerine çevirmesi körfezde karaya çıkmasına da neden oluyor.
Bulut tepe sıcaklığı yer yer -60 dereceye yaklaşıyor ve tepe yüksekliği 15 km aşan bölgeler var.
500 mb’da yukarı seviye sıcaklığı -17…-16 derece civarında deniz suyu sıcaklığı körfezde 26 derece olduğunu hesap edersek (40 derecelik fark var.)


—————————————————————————-
DEĞERLENDİRMELER

Tarihlerden 22 Eylül 2011’di.
Marmara denizinde istikrarlı konverjans alanları Güney Marmara sahillerine yoğun yağışları tetiklemişti.


Yukarı seviye alçağının güneydoğu tarafı saatin tersi dönüşü hareketi ile Antalya çevresinde neme bağlı konverjans alanları oluşturmuş, kuvvetli sağanak yapan kütleler Antalya’da patlamıştı.
22 Eylül 2012 Uydu Animasyonunda hem Marmara hem de Antalya’daki mezoölçekli konvektif fırtınalara dikkatli bakın.


Yukarı seviye alçağı Yunanistan üzerinden gelip Ege bölgesine yerleşmişti.

Tarihlerden 9 Eylül 2009
Bu sefer de iç Ege’de bir ULL alanı dikkat çekiyor. Konumu İstanbul’a Karadeniz’den nem advekte etmesi için mükemmel.
Ki zaten de bildiğiniz gibi sel olmuştu.

19 Ekim 2012’de Ukrayna üzerinden gelen yukarı seviye alçağı 22 Ekim 2012’de tıpkı 22 Eylül 2011’deki yukarı alçağı gibi aynı coğrafik bölgeye yerleşti.

Aralarındaki tek birisi Karadeniz’den diğer 2011’deki Yunanistan’dan gelmişti. Güçleri ve büyüklükleri bakımından iki yukarı seviye alçağının da kesinlikle kayda değer bir farkı yok. Neticeyi sadece izledikleri rota değiştirdi, çünkü nem adveksiyonlarının hangi bölgeyi ne kadar etkileyeceğinin süresi değişti.
Ancak semptonlar yine de birbirine çok benziyor. Marmara’da saatlerce aynı yerde kütleler oluşmaya devam ediyor. Sabit konverjans ve diverjans alanları var. 9 Eylül 2009’da böyleydi, 21-22 Eylül 2011’de aynen saatlerce sabit konverjans alanları oluşturmuştu.

Video için Command-ouz‘a teşekkür ederiz.
1 gün öncesi de böyleydi.



22 Eylül 2011’de Marmara’da aşırı yağış yapan sistemde dikey olarak yığımlı vertically stacked (yani 500-700-850 mb yükseklik konturları aynı yerde merkezlenmiş) durumdaydı, 22 Ekim 2012’deki sistem de dikey olarak yığımlı durumda….bu özellikleri de yine ortak..
Her iki sistemde batılı jet akımlarından kopuk oldukları için de ağır hareket ediyordu. Örneğin yukarıda GFS çıktısının 21-22 Ekim 2012’ye ait sitem hareketinin animasyonu mevcut 48 saatte Marmara’daki konturların şekli nerdeyse hiç değişmemiş, sistem dikey yığımlı olduğu içinde rüzgar yönleri de hiç değişmedi. 9 Eylül 2009’daki ULL de böyleydi.
Aşağıdaki haritad Alex sisteminin batılı jet akımlarından ne kadar kopuk olduğununun bir göstergesi, dolayısıyla ağır hareket etmesinin de asıl sebebi:

İşte yukarı seviye alçakları bu şekilde ağır hareket ettileri zaman konverjans alanları da aynı yerlerde sürekli fırtına üretiyor.

Reklamlar

11 comments on “19-26 Ekim 2012 – Yukarı Seviye Sistemi ve Bjerknes Cephesi

  1. 23 Ekim 2012 akşamı – İstanbul Radarı:
    Sistem yine aynı yerde kütleleri tüttürmeye devam etti:

    ECWMF 23 Ekim 2012 18:00 analizinde Beykoz’dan itibaren Çatalca’ya doğru kuvvetli konverjans alanı var. (Konverjansların ancak yeterli nem oranı ile yağış yapabileceğini unutmayın!)

    Yağışabilir su (predictable water) miktarları da hayli yüksekmiş.

    Daha da önemlisi ULL alanı günlerdir aynı yerde:

    • Olmaz olur mu, doğuda Sakarya-Bartın olmayıp da orası da deniz olsaydı Anadolu yakası daha iyi etkilenirdi.
      Karalar bu rüzgarların hızını yönününü değiştiriyor, bu nedenle konverjans alanları değişebiliyor. Tabi ön önemli yukarı seviye alçağının konumuydu. Eğer dün gece sistemin merkezi Afyon – Uşak dolaylarında olsaydı Kadıköy – Kartal dolayları da yağıştan bir haylş etkilenirdi.

  2. NAE 06Z çalıştırmasında pazar sabaha karşı bu şekilde bir yağış dağılımı vermiş:

    Görüleceği üzere yağış neredeyse komple deniz üstünde kalmış. Fakat 850 hPa, 700 hPa ve 500 hPa rüzgar çıktılarında, İstanbul Avrupa Yakası üzerinde yukarı seviye rüzgarları kuvvetli görünüyor. Bu yağışın kara üzerine taşınamaması sence modelin algılayamadığı bir şey mi yoksa farklı bir sebebi mi var?

    • Bunu ben de farketmiştim. NAE modelinin sıkıntılı olduğu durumlardan birisi, özellikle deniz etkisi yağışlarını karaya çıkartmıyor, kışın da böyle… Bu yüzden ben NAE yağış çıktısına pek bakmıyorum. Ama sıcak cephe yağışlarında bu sorun yok gördüğüm kadarıyla

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s