Galeri

İstanbul’un 2017 Yaz Fırtınaları

Bilindiği üzere ülkemizi termik olarak  etkisine alan Muson oluğuna (halk dilindeki “Basra alçağına”) bağlı sıcakların etkili olamadığı yaz mevsimleri genel olarak Afrika kökenli sıcak hava dalgaları geçer. Ben tartışmaya açık olmakla birlikte Asya Muson Bölgesinde yılın daha başında – erken dönemde artan sıcaklıkların daha sonradan Muson alçağına bağlı bu oluğu, bölgemizde zayıf kıldığını düşünüyorum. Bu konuda okuduğum veya incelediğim bir bilimsel araştırma yok ancak 2017 yılı baharında Hindistan’ta sıcaklığın 50 dereceye çıktığını, ve son 3 yaz dönemi de Hindistan’da sıcaklıkların ölümlü düzeye çıktığını, Türkiye’de ise Muson oluğunun geçmiş yıllara oranla zayıf kaldığını gözlemledik. (Bkz 2015 Hindistan’da 800 kişi öldü, Bkz. 2016 Hindistan’da tarihin en sıcak günü  , Bkz. 2017 – Hindistan’da aşırı sıcaklar 167 can aldı ) Belki de Muson endeksi bu kapsamda daha geniş incelenmelidir.

Elbette ki ki Muson oluğu daha zayıf olduğunda Balkanlar üzerinden gelen alçak basınç sistemleri, Kuzey Batı Anadolu’ya daha çok sokulabilme şansı buluyor ve bu tekrarlayabilen bir basınç örüntüsü içinde vücut buluyor.

Bu yazda Afrika sıcaklıkları ile pek çok noktada sıcaklık rekorlarının kırıldığına şahit olurken, sıcakların arkasını kovalayan ve kuzeybatı bölgeleri vuran yağışları da gözlemlememiz bunun durumun doğal sonucudur.

“Afrika sıcakları Basra sıcağı gibi iç batı bölgelerde genelde boş geçmez.”

Diğer bir önemli durum ise; yaz aylarında haliyle deniz suyu sıcaklıklarının Marmara Bölgesinde 23-27 dereceyi buluyor olması, her yaz olduğu gibi işba sıcaklıklarını da arttırıyor. Hem 17-18 Temmuz’da hem de 27 Temmuz’da Marmara Bölgesinde ışba sıcaklıkları  pek çok noktada 20 derecenin üzerindeyken; 18 Temmuz sabahı yağışabilir su miktarı (PW) İstanbul’da normalde 2 cm civarında iken, 4.5 cm’in üzerinde olması gerçekten muazzamdı.

PW değerinin bir bölgede klimatolojik olarak sistem öncesi normalin 2-3 katına çıkması genelde operasyonel hava tahmininde “sel alameti” olarak yorumlanıyor. Ayrıca 18 Temmuz’da İstanbul üstünde 25.000’e aşkın şimşek gözlemlenmesi yine yüksek PW değeri ile doğrudan ilintiliydi.

Yüksek PW değeri, fırtına bulutunun ayrıca yukarı yönlü hava akımı vpdraft  bölümünü çok güçlü ve dayanıklı olmasını da sağlıyor – çok nemli hava parselinin yükselirkenki momentumu, yağış ile aşağı doğru çöken hava parselindeki “downdraft” kuvveti yenebiliyor/dengeleyebiliyor. Öyle ki yüksek PW ortamı ile gelişen fırtınaya bir de 18 Temmuz’da olduğu gibi bir de ilave olarak atmosferin üst seviyelerinde 150 km/saati aşan rüzgar da eklendiğinde fırtınanın şiddeti ve gücü efsane olmaya aday oluyor!

27 Temmuz 2017 tarihinde İstanbul’u dolu ve çok kuvvetli rüzgar ile vuran fırtınadan hemen önce ise 850 mb seviyesi ve alt katmanlarda yoğunlaşma sıcaklığının 13 dereceden yüksek olduğu hatta Marmara Denizi’ne yakın istasyonlarda fırtınadan hemen önce 21 derece ölçüldüğünü biliyoruz.

Troposferin orta katmanlarında ise öğle saatlerinde yapılan balon ölçümüne göre havanın doyma noktasına yakın olduğu ve 1800 metre civarında bu nemli tabakanın üstünde kuru ve enverziyonlu katman olduğunu biliyoruz.  Şiddetli fırtınalar açısında bu seviyedeki enverziyon kaynamakta olan bir tencerede kapak etkisi (CAP) yaparak, ısının kaybolmasını önleyerek bölgedeki konvektif enerjiyi koruyor.

Başka bir anlatımla kapak etkisi, fırtınaların çok kuvvetli olmaya yetecek seviyede olgunlaşamadan ortaya çıkmasını önlediğinden konvektif enerji de kapak etkisi ile aynen tencere içinde enerjinin korunduğu gibi dağılmamış oluyor. Sonuçta alt seviyedeki hava parseli kuvvetli fırtınayı ortaya çıkartabilecek enerjiye ulaştığı aynı zamanda kapak etkisini kırabiliyor.

Şiddetli hava olaylarını inceleyen kaynaklarda da sözü edilen “loaded gunve “inverted v” tipi profillerde de kapak etkisi yapan enverziyonun olduğunu ve bu iki özel durumda da öncesinde enerjisini boşa harcamayan çok duraysız havanın kütlesinin sonunda şiddetli fırtınaları doğurduğunu biliyoruz.

İstanbul’daki radyosonda profili ise, her iki profile tam oturmasa da her ikisinden de ortak yanlar taşıyor.  Lifted Indeks’in -9’u bulması, atmosferin üst seviyelerinde 205 km saati bulan jet akımı (!) ve yüksek CAPE değeri ile enerjiyi koruyan kapak etkisi sistemi kendine özgü ayrı bir emsal kalmış.

Bu arada yukarı seviyede kuru katmanların oluşu yağış anında yağmur taneciklerinin ısı alarak buharlaşması ve havayı soğutması neticesinde fırtınanın da aşağı yönlü hava hareketini (downdraft) muazzam kuvvetlendirdiğinden fırtınada pek çok ağacın, reklam panosunun yerinden söküldüğünü gözlemledik.

Aynı zamanda örneğin 700 mb’da (3.044 m) 0 derece olan ışba sıcaklığının 645 mb’da (3.764 m)’de -20,2 oluşu aslında saklı olarak yere yakın bir 0 (sıfır) seviyesi oluşturuyor. Böyle bir profilde yaz mevsiminde olsak dahi İstanbul’da  üst atmosferde bu kadar kuru bir katman yağışla soğuduğunda 0 seviyesini 700 mb’a (yani 3.000 metre civarı) hatta daha altına çekebilir. (Bkz. Islak termometre sıcaklık profili  burada 700 mb’dan da daha altına çekebilir diyorum çünkü wetbulb sıcaklığını nem adyabat çizgisinden aşağı göz takibi ile aşağı çektiğinizde aslında sıfır seviyesi yazın ortasında olmamıza rağmen 2800 metre bile olabilirmiş, cidden muazzam bir soğumadan bahsediyoruz, göz takibi ile çekmekten ne kastettiğimin açıklaması burada) Ki zaten iyi bir dolu yağabilmesi için deniz seviyesinde sıfır derece seviyesinin 650 mb seviyesinin altında olması gerektiği kabul ediliyor. Dikkat ediniz gerçekte fırtınadan önceki sıfır seviyesi ve aslında modellerde görünen 4200 metre civarında

İstanbul’da fırtına bulutu içindeki sıfır seviyesinin kendine has bir şekilde düşük oluşunun yanı sıra CAPE değerinin 2000 joule üstünde oluşu, 3.5 cm üstü PW değeri ile yukarıdaki bahsetttiğim üst seviyedeki rüzgarın hızı iri taneli dolunun oluşumundaki önemli etkenler olmuş…

Yazıya sonradan eklemeler yapabilirim, 1 saatten az sürede şimdilik bu kadar toparladım.

Görüşmek dileğiyle….

 

 

Reklamlar
By White Fox (Zekeriyaköy, Sarıyer 121 m ) Posted in Araştırma

3 comments on “İstanbul’un 2017 Yaz Fırtınaları

  1. Yazınız oldukça aydınlatıcı olmuş.Önümüzdeki süreçte(Ağustos-Eylül) bu gibi sistemlerle yine karşılaşabiliriz.Yerel yönetimler yapmaları gereken çalışmalarda acele etmeli,9.9.2009 benzeri bir yağış da ihtimaller arasında.

  2. Istanbul’da o gün ölçülen rüzgar hızlarına bakılırsa kategori 1 bir kasırga istanbulu bayağı hırpaladı.

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s