Analiz ve Veri Değerlendirme

Bu bölümde önemli hava olayları ile ilgili, dayanak kullanarak; değerlendirmeler de bulanacağız, değerlerdirme yapmak istediğiniz durumu buraya tıklayarak yazabilir, sayfada herhangi birisine cevap yazmak istiyorsanız, lütfen cevabı vermek istediğiniz kişinin yorumunun tam altındaki “Cevapla” düğmesine tıklayın.



Reklamlar

25 comments on “Analiz ve Veri Değerlendirme

  1. Ege Bölgesinde özellikle İzmir ve civarının uzun müddettir devam eden kuraklık sıkıntısının son vuku bulan yağışlarla da en azından hafiflemediğini gördük. Sistem öncesi GFS, Skiron, ETA, NMM gibi modeller yağış konusunda son derece az miktarlar gösterirken JMA, MM5 vb modeller de yağışlarda orta kuvvet ve üzeri miktarlar gösteriyordu bölgemiz için.Atmosferdeki kararsızlık son derece yüksek değerler gösteriyordu Total:56, :36, Lifted:-7, cape:1200 küsurlu değerler.Üst atmosfer açısından genelde Kıyı Ege’nin ve İzmir’in bu kuvvetli kararsızlık değerlerine rağmen neden yağış ve hadise olarak beklenenin altında kaldığı konusu açıkçası şaşırtıcı geldi. Bir de foto Gaziemir Merkez 21.09.2011 Saat:19:00 sularına ait.

    • Analiz verilerine gözattım. Bütün koşullar aşırı değerlerde 3’ü dışında…. özellikle Equilibrum Level (EQLV) denilen kümülonimbusların yukarı seviye sınırı veya konveksiyonun yukarı sınırı 310.89 mb seviyesinde kalmış biraz daha yukarıda olsaymış güçlü fırtınalar gelişebilirdi, bu yukarı seviyenin 300 mb seviyesinin altında kalması fırtına bulutlarının dikine çok büyümelerini engellemiştir, ikincisi predictable water(PWAT) değeri 40 mm civarında, indekslerin aşırılık göstermesinin aksine, bu orta bir değerde su miktarını gösteriyor…ayrıca CAPE değeri de 1086, İzmir için uç değil…

  2. İstanbul’da gerçekleşen yağış miktarları;

    Haritanın sol alt tarafına Türkiye’nin bazı yerlerinden ölçümleri de ekledim. Çankırı’da 73,7 kg yağış kaydedilmiş. İnanılmaz gerçekten. Çankırı 1985 yılında kırdığı 58 kg rekorunu da yenilemiş oldu.

  3. Yağış İlerleyen saatlerde etkisini arttıracak bence. Dün ki yazımda dönüş hareketi olabileceğinden bahsetmiştim. Dönüş hareketi çok açık bir şekilde gerçekleşmeye başladı. Dönüş hareketini ise 500 mb seviyesinde rüzgarın saat dilimleri içinde ki yön değişimine bağlamıştım.

    500 mb seviyesindeki rüzgar 18:00-21:00 arasında karayele dönecek. Şu sıralarda Bulgaristan-Romanya açıklarında bulunan kütleler Kuzeybatı-Güneydoğu istikametinde aşağıya inecektir. 500 mb seviyesinde karayel ve yıldız olacağı için Anadolu yakası daha şanslı görünüyor.

    Şimşek aktivitesi de iyi görünüyor. Sayıca çok fazla olmasa da akşam saatlerinde şimşek görme ihtimalimiz var.Kararsızlık diyagramları da iyi vaziyette. Bu arada,bundan sonra Karcı Hakan rumuzunu değil,kendi adımı kullanacağım.

    • Bence oldukça isabetli bir tespit, Hakan Bey.
      Ayrıca 500 mb seviyesindeki rüzgar yön değişimi benim aşağıdaki değerlendirmemde belirttiğim yukarı seviye alçağının(ULL), akşam ilerleyen saatlerde Sakarya-Düzce hattına ilerleyeceğini de gösteriyor.

  4. Küçük Bir Akşam Değerlendirmesi:

    Akşam saatleri için İstanbul’un kuzeyinde bir ULL (Yukarı Seviye Alçağı) oluşabilir.

    ULL merkezi en çok Şile, Beykoz, Sarıyer hattında ve büyük bir kısmı denizde kalacak. Aşağıda çizdiğim daire ULL’nin doğmasını ihtimal gördüğüm alan;

    Bu dairenin olduğu yerde, akşam saatlerinde, kendi merkezinde dönen bir kütle radarda oluşabilir.

    • Sanırım Mehmet Can’ın tahmin ettiği yukarı seviye alçağını UKMET(Ukmo)modeli görmüş. Hem de tam Mehmet Can’ın tahmin ettiği bölgede.

    • Sonuç; ULL, birazcık daha kuzeyde oluştu, paralel olarak modellerde yukarı rüzgar konumlarını değiştirmiş. Öte yandan, ULL’nin tam yerini tespit etmek kolay değil, modeller tam olarak yerini saptamamız açısından doğru yukarı rüzgar verilerini her zaman sunamıyor. Neyse ki ilk ULL tahmin denememiz oldu.

  5. İstanbul’un özellikle batı semtlerinde yarın sabah başlayacak yağışlar öğle saatlerinde il geneline yayılacak. Ayrıca rüzgar da çok sert esecek.

    Yarın öğle saatlerinde sistemin en etkin halleri etkili olmaya başlayacak.Kararsızlık durumu ise hiç fena değil. Öğle saatlerinde cephe hattı boyunca Gök gürültüleri ve şimşekler oluşabilir.K ındex ve Total Totals index gayet iyi görünüyor. Lifted ve Cape de konvektif kararsızlık durumu vermiş. Grafiğe bakacak olursak;Çiğ noktası ile yer sıcaklığı arasında ki fark küçük görünüyor,yani yoğunlaşma depresyonu yok denecek kadar küçük. Bulut oluşumu konusunda sıkıntı olmayacağını modeller de görüyor zaten.Hiç bir seviye boyunca negatif engelleme alanı da görünmüyor(Parsel sıcaklığı neredeyse bütün seviyeler boyunca yer sıcaklığının üzerinde olduğu için). Ayrıca yarın akşam saatlerinde kütlelerde dönüş hareketi olabilir.500 mb seviyesindeki rüzgarın(kütlelerin yönünü belirleyen rüzgar)yön değişimi de çok fazla.

    Yağış yarın akşam saat 21′den sonra sea effect mekanizmasına bağlı olarak gerçekleşebilir. 700 hpa-yer seviyesi ve 850 hpa-yer seviyesi arasında ki rüzgar açı değişimi çok küçük görünüyor. Ayrıca rüzgar da troposferin alt kısımlarında 9-40 knot arasında esiyor. Deniz suyu sıcaklığı ile 850 hpa seviyesi arasındaki sıcaklık farkı da tam 13 derece. Fakat,700 mb seviyesinin üstündeki seviyelerde enverziyon göremedim. (yanlış mı yorumladım acaba Mehmet Can? ) İstanbul’un Kilyos,Sarıyer,Şile ve Pendik,Tuzla gibi kuzey ve doğu’da bulunan semtlerinde metre kareye 50-70 kg arası yağış düşmesi de muhtemeldir diyorum ben. Mehmet Can;bu sistem hakkında ne düşünüyorsun ? Son olarak,can ve mal kaybının olmayacağı bir sistem diliyorum.

    • Detaylı bir inceleme yapalım bakalım.
      Önce 11 Ağustos 2011 için son GFS sounding çıktılarına bir gözatalım:


      Bu Atatürk Havalanı’nın sayısal sounding tablosu (18 GMT)
      Görüldüğü gibi 850 mb 11.9 derece gözüküyor. Deniz suyu sıcaklığı ile 850 sıcaklığı arasındaki baraj sıcaklık farkı olan 13 derece çoktan sağlanmış.

      Seninde dediğin gibi 700 mb – yer seviyesi ve 850 mb – yer seviyesindeki rüzgar yönünün açısal farklı çok da değil. Rüzgarın hızı 9 – 40 knot arasında esiyor AMA 700 mb çevrelerinde ortalama 30 knotluk rüzgar lazım. Bu yok gibi…

      Fakat benim dikkatimi çeken, senin vermiş olduğun Weatheronline çıktısında 500 ve 450 mb rüzgarı poyraza sapan bir kuzeyli rüzgar verirken, NOAA’nın GFS çıktısı karayele sapan bir tablo oluşturmuş. (Belki de zamanlaması farklıdır, ya da son güncelleme de böyle olmuştur.) Yukarı seviyedeki karayele eğimli kuzey rüzgarı ile Anadolu yakası özellikle Silivri civarı çok daha fazla etkilenecektir.

      Bir de LCL (lifted consederation level) 950 mb’ın üstünde, yani yer seviyesine çok yakın, bu da İstanbul’da yarın alçak seviye bulutlarınında yoğun olacağı anlamına geliyor.

      Ayrıca 700 mb üstünde enverziyon yok. (Ayrıca bu enverziyonun hemen altında ortalama 30 knotluk bir rüzgar olan tabaka da beraberinde yok)

      Bu yüzden, deniz etkisi ile yağıştan ziyade dikey hareketlere bağlı fırtına sistemleri gelişmesi daha muhtemel, tabiki deniz nem pompalar fakat öyle klasik şerit halinde fırtınalar olmaz kanımca…

    • Her zaman şunu söylerim, yan taraftaki değerlere her zaman güvenmeyin, grafiği de yorumlayın diye 🙂
      Yan taraftaki değerlere bakacak olursak, İstanbul’da gerçekten güzel bir oraj potansiyeli var gibi gözüküyor ama öyle mi gerçekten de, yoksa bu bir balon mu ?
      Verdiğin 15:00 GMT çıktısı üzerinde birkaç işlem yaparak aşağıdaki hale getirdim.

      Skew-t diyagramında gri çizgi parsel sıcaklığını, kırmızının çevresel sıcaklığı gösterdiğini, gri çizginin kırmızının sağında kaldığı alanların da negatif konvektif engelleme alanı olduğunu söylemiştik. Yan taraftaki CIN (Convective Inhibition – Konvektif Engelleme) değeri 50 gösterilmiş fakat CIN değeri bu tablodaki bütün negatif alanı kapsamıyor. O Sadece LCL çizgisinin üstündeki negatif alanın hesaplamasıdır. (Sarı ile belirttim)
      Negatif alanın geri kalan parçası LCL’nin altında, CIN işte onu hesaba katmıyor. (Göz kararı baktığınız da, aşağıda nerdeyse sarı alan kadar gri alan var, yani normalde negatif alanın 100′e yakın değeri var aslında) Bu durum, her ne kadar indeksler ve CAPE yüksek olmasına rağmen konvektif bulutların oluşmasını gün içinde engelleyebilir. (100 değeri sınır değer)

      Negatif alan 18 GMT çıktısında daha da kötü bir hal almış ve 900-950 mb arasında enverziyon gelişmeye başlamış.

      İkinci kötü faktör ise, yukarıda yoğunlaşma depresyonu çok büyük (yoğunlaşma depresyonu sıcaklık ile çiğlenme noktasının sayısal farkıdır), ben yukarda bazı seviyelerdeki yoğunlaşma depresyonun değerini yazdım. Ancak ideal olması gereken 3 derece ve altıdır. K indeks 35 göstermiş ama o 500 milibar seviyesi ile ilgili hiçbirşeyi hesaba katmaz. 35 değeri tamamen burda balon değer… Bu durumda havanın genel olarak az bulutlu ve açık olmasına neden olabilir.

      Uzun lafın kısası, şu an için yukarıdaki iki nedenden ötürü çok fazla büyük ümitlere girmemelisin.

  6. 1. Değerlendirmem: Bugün bazı İzmir sahillerini gezerken belki de olmayacak bir şey gördüm.Gördüğüm şey denizin üzerinde oluşmuş gelişmiş kümülüs ve kümülonimbus bulutlarıydı.Ancak bu bulutlar kara üzerinde değil deniz üzerinde oluşmuştu.Bir de,bu bulutlar o kadar hızlı hareket ediyorlardı ki sanki ocakta yemeklerinin altı yanmış gibi ilerliyorlardı. Bunların ilerleyişini rüzgâra bağlayacaksınız ama malesef rüzgâr yoktu.Anlamıyorum,Havadelisi’nin Blogu’nda bir resim vardı bu resimi bulamadım ama şunun gibiydi.

    Bu bulutun çok geniş alanı kapladığını ve sırf deniz üzerinde olduğunu düşünün aynı böyleydi.
    _________________________________________________________
    2. Değerlendirmem:

    Bu resme bakarsanız İskenderun’da Temmuz’un 1. günü deniz suyu 27 C olmuş.Bu olay atmosferin Ağustos ayının sonlarında soğumasıyla muhteşem orajlar oluşturabilir.Sadece Ağustos değil aslında her an olabilir bu olay(Emin değilim 🙂 ).

    _________________________________________________________
    3. Değerlendirmem:
    Sweat İndeks bir ara 200’lere geliyor.Bu durum kısmen şiddetli bir oraj oluşturabilir.Eh ne diyelim,hayırlısı neyse o olsun.Herkese iyi günler.
    __________________________________________________________

    • Birinci değerlendirmeni tabiki de rüzgâra bağlayacağım. 🙂
      Aşağı seviyelerde (örn, yer seviyesinde) rüzgâr pek esmiyor olabilir. Fakat yukarda, şiddetli esiyordur.

      Zaten dün de öyle olmuş.

      Yukarıda rüzgarın hızı 35 knot(65km/sa) ila 80 knot(148km/sa) arasında değişiyor.
      Nerden anladınız diye soracak olursan;
      Burdaki cetvele bir gözat.

      Ayrıca Sweat 200’e çıkmış ama bu şiddetli oraj oluşabilir anlamına gelmiyor. Standart olarak, 250-300 arasında olduğu zaman “şiddetli konvektif aktivite” potansiyeli var olarak yorumlanıyor.

      300 değeri ise şiddetli oraj baraj puanı olarak kabul ediliyor, fakat öyle durumlar oluyor ki diğer tetikleyici faktörler(örn, cape ve diğer indeksler gibi) güçlü olduğu zaman 240 veya 235 değeri de şiddetli oraj potansiyeli olarak yorumlanabilir veya 300 baraj puanına erişmeden, diğer tetikleyici faktörler uç değerlerde olursa 288 değeri de şiddetli oraj olarak yorumlanabilir.

      Sonuçta İzmir’de dün lifted indeks, Cape, Showalter indeks vs marjinal değerlerde bu durumda hiçbir şekilde Sweat indeks ile şiddetli oraj oluşumu ile anlamı çıkarılamaz.

  7. DMİ daha sabah saatlerinde “İzmir Geneli” için parçalı zamanla az bulutlu demişti. Sabah kalktığımda dikine gelişmiş sağlam kümülonimbus bulutları vardı. Hava çok bulutluydu. Az önce hafif bir yağmur başladı ama yere değmedi. Yani yere değmeden buharlaşan türden,bir yağıştı. Bu yağışlara orta seviyedeki altokümülüs bulutları sebep oluyordu bildiğim kadarıyla.Fakat hava kapanmamıştı ve altokümülüs yoktu. Sadece kümülonimbus ve iyi gelişmiş kümülüs gözlemleniyordu. Skew-t baktığımda bir yağış ve oraj potansiyeli görünmüyor.

    • Yere değmeyen yukarıda buharlaşan yağış tiplerine, benim bildiğim kadarıyla, ” virga ” deniliyor.

      Virgalara hem alçak bulutlar, hem orta seviye bulutları hem de bazen sirrüs gibi yüksek bulutlarla görmek mümkün…

      Aşağı da İzmir’in bugün öğleden sonra gerçekleşen analiz skew-t log-p’si var.

      Aslında bakarsan, çok marjinal kararsızlık varmış bugün İzmir’de, LIFT çok az negatif kalmış, CAPE değeri 204 bu da çok az konvektif bir enerjiye işaret ediyor. Buradaki KINX, K indeks demek o da 26-30 arasında bir değerde, yani aslında İzmir çevresinde izole bir sağanak geçişi olabilirmiş.

      Analizin PDF dosyasını indirmek için buraya tıklayabilirsin.

  8. Anlaşılan o ki bu bloğa hiç uğramamışlar. Ortada doğru tahmin yapmak için araç ve gereçler mevcut. Kullanmayı bilmeyenler için “atmosfer karışık, her an her şey olabilir” tek çıkış yolu. Benim takıldığım bambaşka bir nokta var. Sıcaklık müthiş bir düşüş yaşadı. İç kesimlerde cephe mi oluşmadı da yağış olmadı doğru düzgün. Bazı soğuk cephelerde sıcaklık bu kadar düşmediği halde müthiş yağış alıyor. Anlamıyorum bu olayı.

    • Bu bloğa uğranmamasının tek sebebi çoğu kişinin anlayamacağı bilgilerin verilmesi. Aşağıdaki yazıyı dikkatlice oku.

      Cephesel yağışlar orta ve yüksek enlemlerde polar hava kütlesi ile güneydeki tropikal hava kütlesinin çarpışması sonucu siklonlar boyunca meydana gelir. Yeryüzündeki yağışların büyük kısmı cephesel yağışlardır.

      Başka bir anlatımla farklı özellikte iki hava kütlesinin karşılaşması ile cephe yağışları oluşur. Alçak basınç merkezlerine doğru hareket eden hava kütlelerinden sıcak hava soğuk havanın üzerinde yükselerek soğur. Bu yükseliş tam dikey değil, oldukça hafif eğimlidir. ve onun için geniş alanlara yayılan yavaş çiseli veya normal yağışlar doğar ve oldukça uzun sürerler.

      Alıntıdır

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s